433 GÜN - AGOLA SANAT MERKEZİ | Resmi İnternet Sitesi

İçeriğe git
Oyunlar
433 Gün
<
>
Yazan ve Yöneten
Dr. Mine Bayrakeri

Dekor
Agola Sanat Merkezi

Koreografi
Beste Naiboğlu

Oyuncular
Rıza Bahtiyar,
İlker Ergin, Oğuzhan Poyrazoğlu
Bülent Altay, Beste Naiboğlu
433 Gün
İnsanlığın en büyük iki yüzleşmesinden ilki olan 1.Dünya Savaşı; bu savaşın içinde olmak istemeyen ülkeleri ve insanları devasa bir hortum gibi içine çekerek paramparça etmiştir.

Bir yanda duraklama ve gerileme sürecini geride bırakarak hızla yok olma sürecinin içine girmiş olan ve makûs talihini yenebilmek için her türden çılgınlığa hazır bir Osmanlı İmparatorluğu ve müttefikleri… Diğer yanda üzerinde güneş batmayan Büyük Britanya İmparatorluğu, Fransa ve Çarlık Rusya'sı.

Kendi aralarında ayrışan bu ülkeler dünya coğrafyası üzerinde kıyasıya bir ölüm kalım savaşına tutuştular…

Savaşın ilerleyen bölümlerinde İngiltere'nin başını çektiği "İttifak Devletleri" üstünlüğü ele geçirmişti.
Osmanlı imparatorluğunu savaşın dışına itmeyi hedefleyen İngiltere'de Donanma Bakanı Winston Churchill'in önerisiyle "GELİBOLU'DA" bir cephe açma fikri gelişti.

Savaş artık Topkapı Sarayı'nın iki yüz elli km kadar yakınındaydı. Yok oluş kaçınılmazdı. Herkes biliyordu ki Çanakkale geçildiğinde ülke düşman tarafından başkent İstanbul'dan başlanarak tümden işgal edilecekti.

Hükmedilmeye alışkın olmayan Türk Milleti için bu ölümden beter durum için kurtuluş ancak düşmanın Çanakkale'de durdurulmasıyla gerçekleşebilirdi… Savaş artık 'Osmanlı İmparatorluğu' ile 'İttifak Devletleri' arasında değil 'Düşman' ile 'Türk Milleti' arasındaydı…

Anneler babalar bin bir emekle yetiştirdiği çocuklarını kınalar yakarak bir kurban gibi vatana adıyorlardı. Ve onlar çocuklarını savaşa uğurlarken evlatlarının kulaklarına vatan için gerekirse gözlerini bile kırpmadan ölmeleri gerektiğini fısıldıyordu. Bu fısıltı daha sonra cephede kayıtsız şartsız itaat edilmesi gereken bir emre dönüşüyordu. Türkler için savaş bu kadar dramatikti...

Öte yanda Anavatan İngiltere'ye bağlılık yemini eden Avustralya ve Yeni Zelanda gençlerinden oluşan adına da A.N.Z.A.C. adı verilen bir askeri kuvvet; Donanma ile boğazı geçemeyeceğini anlayıp çıkarma harekâtına karar veren müttefikler tarafından cepheye sürülmüştü. Ve Gelibolu'da ilk kez savaşın acımasız yüzüyle karşı karşıya geleceklerdi.

Birbirleriyle hiçbir tarihsel düşmanlığı bulunmayan bu uzak kıtaların gençleri arasında Gelibolu'nun tepelerden oluşan makilik coğrafyasında kıyasıya bir vuruşma ölümüne bir kırışma başlamıştı..
Savaş büyük bir değirmen gibi gençleri öğütüyordu. Alaylar, bölükler hızla eriyor küçülüyor ama savaş bitmiyordu. Ölenlerin yerine yenileri ekleniyor çatışmalar tüm dehşetiyle devam ediyordu.

Gün geçtikçe savaşanların arasında bir bıkkınlık, bir umutsuzluk hızla yayılıyordu. Hayal kırıklığına uğrayan herkes bir an önce savaşın bitmesini istiyordu.

Metrekareye 6000 merminin düştüğü savaşta ölenlerin gömülmesi için yapılan ateşkeste birbirleri ile kıyasıya vuruşan bu insanlar ilk kez birbirlerini yakından tanıma fırsatı bulurlar. Mertçe dövüşen her iki tarafın askerleri birbirlerine saygı duymaya başlıyordu…

Aralarında yiyecek, tütün, konserve ve çeşitli sivil eşyaları birbirlerine fırlatarak değiş tokuş yapan askerler arasında hiç kimsenin anlamlandıramadığı gizli bir dostluk başlar…
"433 Gün" adlı belgesel oyunda: 3 Kasım 1914'te başlayan ve 9 Ocak 1915'te İttifak Devletleri'nin Gelibolu'yu boşaltmasıyla sona eren savaşta verilen bir günlük ateşkes sürecinde yaşananları gerek Anzak gerekse Türk askerlerin bakış açılarından inceleyeceksiniz ve o dönemin o koşullarında yaşanan acılara çekilen hasretlere ortak olacaksınız.

İyi seyirler.
Telif Hakkı © Agola Sanat Merkezi 2017. Tüm Hakları Saklıdır.
İçeriğe dön